KüÇüK KaRa BaLıK'ın Okyanusu

15/9/2007 - olduğu gibi..

Bi çocuğun gülümsemesi

Sıcak,masum herşeyden uzak

İnsanın içini ısıtan

Yüzünü gülümseten

İyi ki yaşıyorum dedirten

Aslında hepsi bu

bi küçük gülümseme

Sıcak bir sarılma

Belki de sadece bir bakış

İçindeki acı yakarışa rağmen yine de gülümsemek hatta gülmek

Herşeye rağmen yaşamak

Hayata  sarılmak sıkıca kavramak bırakmamak

Arada sırada hüzünlü gözlerle bakmak

Ağlamak hatta..

Sonra yine devam etmek yola

Kendini bulmak tanımak

Ve hep kendin olmak…

Mış gibi yapmamak

Olduğu gibi aktığı gibi yaşamak...

Yorum (0) :: Bağlantı

15/9/2007 - eski...

eskisi gibi değil ki hiçbir şey

yok ki eski tat eski heyecan eski gülümseme

nereye gitsen aynı sıkıntı boğarmışçasına

nereye gitsen aynı düşünceler dağlarmışçasına

yok ki çaresi yok ki imkanı zamanı geri getirmenin

sadece pişmanlıklar ve yaşanamamışlıklar arda kalan

yaşanmışlıklar da var elbet zamanında değerini anlayamadığımız

arkaya dönüp bakınca ne de güzelmiş dediğimiz anlar

şimdi özlemle bakıp 'keşke' dediğimiz anılar

zaman bu, geçiyor fütursuzca giden gittiğiyle kalan kaldığıyla kalıyor

hayat her zamanki umarsızlığıyla sürüyor yine

gözyaşları aynı sıcaklığıyla süzülüyor yine…

Yorum (0) :: Bağlantı

23/7/2007 - geldim ben...

geçen gün şöyle bir geriye gittim "blog"da

sondan başa doğru okudum yazdıklarımı

sanki zaman makinesindeydim

bi ağladım bi güldüm

ve ne zamandır yazmadığımı farkettim

yazmayı bu kadar severken uzun süredir mahrum kaldığımı hissettim

bilmiyorum içimden mi gelmiyor kafam mı karışık ondan mı yazamıyorum ama uzun zaman olmuş

tam 8 ay

özlemişim de...

aslında hep netteyim öss senem olmasına rağmen hep buralardaydım ama nedense yazmadım

neyse çok şey oldu o zaman içinde

kötü bi yıl diyebilirim... lise 3

lisemin son yılı

en rahat olmam gereken yılda,kafamın hiçbir şeye takılmaması gereken yılda karşılaştığım saçma sapan olaylar

arkadaşlıklarımın,dostluklarımın sınanması

tanıdığımı zannettiğim insanların aslında hiç de öyle olmadıklarını anlamam

daha bir sürü şey ama hepsi önemsizmiş

okul bitince herşey geride kalınca anlıyor insan bi bakıyor ki arkasına kimse yok

kimsenin, hiçbirşeyin önemi kalmamış

boşunaymış o gözyaşları,konuşmalar,düşünmeler...

bir sen kalıyorsun sonunda pişmanlıklarınla,yaşanmışlıklarınla..

keşke diyorsun olmasaymış üzmeseymişim kendimi diyorsun

ama iş işten geçmiş oluyor

ama akıllanıyor insan bunları yaşadıkça

anlıyor artık aslında sadece kendisinin önemli olduğunu...

seviniyorum ama o "maskeli balo"nun bitmesine

günlerimi sahte yüzlerle geçirmek zorunda kalmadığıma seviniyorum

bi kaç kişi var gerçek insan diyebileceğim bende birşeyleri olan insanlar

okul bitse de görüşeceğim insanlar...

ve öss..

daha iyisi olsaydı dediğim ama bu seneki çalışmama daha doğrusu çalışamamama göre yine de iyi bir sonucun geldiği sınav

istediğim yer olmayacak sanırım

hayalim hep istanbulda itü'de okumaktı ama hayalimi gerçekleştirmek için çok da birşey yapmayınca çok da beklentili değildim sınavdan

ben ne verdim ki ona o bana ne vercek diyordum

hep bir sene daha kalmak vardı aklımda.. kalmak ve gerçekten çalışmak...

beklediğimden iyi bir puan aldım hatta puana bakacak olursak geçen seneye göre itü'de istediğim bölümde tutuyor ama

bu sene sınav biraz kolay olunca başarı sıraları çok oynadı herkesin puanları birbirine çok yakın ve nerdeyse 1 puana 2bin kişi düşüyor ve biz de istediğimiz yerlere gidemiyoruz

sistemi istediği gibi değiştiren ve vakıf üniversitelerinin baskılarına dayanamayan ösym.. ne diyeyim ki durum bu işte...

neyse olan oldu şimdi çok önemli bir kararın aşamasındayım

bir sene daha kalayım mı (itü için) yoksa başka bir üniversiteye mi gideyim? sanırım ege üniv.olur yani bi şanssızlık olmazsa

mesleğime de karar verdim gibi bana en uygun gelen kimya müh. veya gıda müh.oldu zaten sene başında yaptığım listede de vardı

ama bir türlü tam olarak karar veremiyorum çok kötü ve zor birşeymiş bu iş

sonuçta hayatını seçiyorsun gibi birşey

bir de istediğim gibi bir yıl geçiremeyince acaba diyorum bi sene daha kalıp gerçekten çalışmak mı?bir de diyorum bu seneden daha kötü olursa her gelen gün kötü geliyor gibi

öffffff hiç iyi değilim açıkçası neyse yazı da baya uzun oldu

ee uzun zaman yazmayınca doluyor insan aslında daha neler var ama boşverin

ben böyleyim yani

8 aydan sonra anlatacaklarım bunlar

ama özlemişim gerçekten buraya yazmayı

herkese merhaba :)

geldim ben...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Bağlantı

21/11/2006 - ...............

Cevaplarını bulamadığım soruları sormaktan bıktım artık

Düşünmek istemiyorum hiçbir şeyi

Koyvermek istiyorum hayatı

Olduğu gibi yaşamak

Akıntıya kapılmak

Direnmek istemiyorum dalgalara

Vurgun yemek istiyorum belki de

Savrulup gitmek belirsizliğe

Sonu olmayan bir yolculuğa çıkmak gibi

Koşmak istiyorum arkama bakmadan

Kurtulacakmışım gibi olanlardan

Kurtulacakmışım gibi kendimden…

Yaşımı yaşamak istiyorum

Dibine kadar sorgusuz sualsiz yaşamak

İçten gülebilmek istiyorum

Ve içten gülen birileri görmek istiyorum yanımda

Sahte insanlardan sıkıldım

Dost bildiklerimden yoruldum

Hepimiz öyle olmadık mı ki?

Hangi ilişimizden yara almadan kurtulduk?

Neden tanıyamadık insanları?

Neden bir yerlere ulaşmak için

Bize basamak muamelesi yapmalarına izin verdik?

Niye çıkarlarına alet olduk?

Bilmiyorum…

Hiçbir şey de bilmek istemiyorum artık

Sorgulamak istemiyorum

“Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez.”miş.

Peki hayat sorgulanmaya değer mi?

Neyse…

Bıraktım artık ben bunları

Sıkıldım..

Çıkıyorum oyundan

Düşünmeyeceğim artık… diyorum ama biliyorum

Ben yine değişmeyeceğim

Yine düşüneceğim en ince ayrıntısına kadar

Yine atılacağım en önde her olaya

Susmayacağım yine dilime geleni korkusuzca söyleyeceğim

Biliyorum değişemeyeceğim ben

Bir türlü kendi gibi olamayanlara inat

Biliyorum ben yine “ben” olacağım...

Yorum (5) :: Bağlantı

4/9/2006 - "hislerimi dizelere yazan kalemler ağlasın bana"

Olur ya bazen dalıp gidersin

kaybolursun orda düşüncelerinin içinde

kimse anlamaz 

görmez bile senin ne kadar derinde olduğunu

duyguların düşüncelerin içiçe geçmişken

etrafına belli etmek istemezsin

acı kaplasa da her yerini

gülersin

anlamasınlar istersin acımasınlar istersin

dengesizleşirsin saçmalarsın

ama yaşarsın

ya da yaşamaya çalışırsın

ne kadar içine çekmek istese de acılar seni

savaşırsın düze çıkmak için

ya da koyverirsin herşeyi

hayatı

yaşamayı

umursamazsın olup biteni

durursun öylece

zaman akıp giderken umarsızca

sen ağlarsın doyasıya...

 

Yorum (9) :: Bağlantı

15/7/2006 - gidiyorum... "O"ndan sonra ilk defa...

gidiyorum...

onu kaybettikten sonra ilk defa gidiyorum oraya

nasıl olcak bilmiyorum ama

gidiyorum

yarın sabah yola çıkıyorum

bir aya yaklaşık bi süre burda ve nette yokum

kendinize iyi bakın

görüşmek üzere

iyi tatiller...

Yorum (0) :: Bağlantı

15/6/2006 - "yollar akıp giderken,yıllar geçip giderken yolum ,yoldaşım oldu"


Yollar akıp gitti hep hayatımdan

Benden çok şey alıp götürdüler

Çok şey de kazandırdılar belki

En sevdiklerime ulaştırdılar

Yeni yüzler,yeni yerler gördüm

Bunlar kazandıklarımdı ya kaybettiklerim?

Onların yanında olmayı kaybettim,onları görmeyi...

Her zaman yolda olan

Yolda kaybetmekten korktuğum birini de kaybettim

Ama yollar durur mu?

 

Yollar akıp gidiyor ,geçip gidiyor

Umarsızca...

Yolcularını kaybediyorlar bir gün belki

Belki başka bir yolun yolcusu oluyorlar

Belki de oradan sonra başka hiçbir yolun yolcusu olamıyorlar...

 

Şehirler arası yol diye kim dediyse yalan söylemiş

Yollar arası şehirler var

Onlar hiç bitmiyor ki

Sürüp gidiyorlar

 

Yollar vardı sonunu bilmediğim

Şuursuzca yürüdüğüm, korkmadan

Yollar vardı sonunu çok iyi bildiğim

Ve umutla gittiğim

Yollar vardı sonunu bilmek istemediğim

Ama yine de gittiğim...

 

Neden bu yol mevzusunu açtığımı bilmiyorum

Galiba bilinçaltıma yerleşmiş

Hayatım yollarda geçti belki de ondan

Bu dünyada çok yılı olanlar seninki de hayat mı be?

Daha dur bakalım mı derler bilmiyorum

Gerçi umursamıyorum da

Nerden bilebiliriz ki belki de bu kadar

17 yıllık bir hayat işte

Hayattan sayılmaz mı yani?

 

Fazla melankolik haldeyim galiba

Daha bir sürü şey yazabilirim yolla ilgili

Ama boşverin yolcu da sarhoş,hancı da

Her şey de boş zaten...

 

Neyse..

Bu sene de bitti

Nasıl geçtiğini anlamadan

3 yıl geçti bu okulda

Düşününce 3 yıl yani

Kolay değil ama sevdim

Arkadaşlarımı,öğretmenlerimi

Sevdim işte mutluydum yani

Şimdi bazı arkadaşlarım mezun olup gidiyor

Bazıları da seneye yok

Özleyeceğim...

Ben onlarla alışmıştım bu okula

Belki de alışmamı onlar sağlamışlardı

Hepsini çok sevdim

Bazı öğretmenlerim de yok seneye

Onları da özleyeceğim.Çok sevdim çünkü kendilerini...

 

 

 

 

   Not gibi bişi:

Öğrenciyi seçmeye çalışan sonra da seçtiğini zanneden ve nasıl bir öğrenci modeli oluşturduğunun hiç de farkında olmayan sınav yüzünden seneye bu sene yaptığım birçok şey gibi bu siteyle de bu kadar haşır ve neşir olamayacağım sanırım.

Ama ara sıra uğrarım yazar giderim bişiler...

 

 

 



 

 

 


 

 



 

Yorum (3) :: Bağlantı

26/5/2006 - Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolanıyor...

   Bu yazıyı yazarken çok düşündüm.

Karar veremedim.

Çok yazı yazdım.

Hep içimi döktüm.

Ama dergi yazısı konusunda çok kararsızdım.

Neden derdimi,acımı herkese anlatayım ki diye düşündüm.

Ne kadar önemli ya da ne kadar anlayabilirlerdi ki beni?

Acımı kendime saklamak istedim belki de

Tek başıma yaşamak istedim.

   Hayatı yeni yeni anlıyorum daha doğrusu anlayamıyorum

Aklım almıyor olanları

Kabullenemiyorum,çok ağrıma gidiyor.

Hayatın çok da takılası bir şey olduğunu düşünmüyorum artık.

Pamuk ipliği misali “öylesine” yaşıyoruz yani

Birisi o ipi kestiğinde belki de en sevda halinle,en yaşayan halinle kopuyorsun bu hayattan

Arkanda bir sürü kişi,bir sürü seven bırakıp gidiyorsun

Belki de daha yaşayamadan

Daha hayatı tam anlamıyla anlayamadan, gidiyorsun

Bir “güle güle” bile demeye fırsat kalmıyor.

  Hayat buymuş demek ki

Hayat acıyla doluymuş aslında

Tamam,hep güneşli günler göreceğimi beklemiyordum zaten ama bu kadar kararacağını da tahmin edemiyordum.

   Bunları yazarken kulağımda kulaklık var ve Volkan Konak’tan bir şarkı:

“Herkesin Bir Derdi Var”

Gerçekten varmış herkesin bir derdi.

Ve sen o derdi yaşamadan anlayamıyormuşsun.Her şey rüya gibi geliyormuş önceleri.

 Şarkının başında şu dörtlük var:

“Ah gurbet zalım gurbet

Ağlatırsın adamı

Gözümde yaş kalmadı

Bıraksana yakamı,bıraksana yakamı...”

    Gurbette olmanın acısını bir kez daha yaşadım

Bu sefer ta derinden...

Onu uğurlayamadım bile

Nerden bilebilirdim 3 ay önce ayrılırken Antalya’dan onu bir daha göremeyeceğimi?

Nerden bilebilirdim onu son görüşüm,ona son sarılışım olduğunu

Kimin aklına gelirdi ki?

Kim inanırdı ki o sevecen,güler yüzlü her daim çocuk kalan adamın bir anda yok olacağına?

  O benim dayımdı.canımdı.

Çocuklarının babası,eşinin sevgili kocası,annesinin en küçük çocuğu ,oğlu,ablalarının biricik kardeşi,yeğenlerinin dayısıydı.Herkesin canıydı,sevdiğiydi ve bir akşam yalnız başına,kimseye haber vermeden gitti sınırlı olmayan mekana,sınırlı olmayan zamana...

Onu çok seviyorum ve hala inanamıyorum.Hala gurbetteyiz ve yaz gelince görüşeceğiz gibi geliyor.

  Hayat çok acıymış ya ve ben hiç acı görmemişim.

Hiç ağlamamışım aslında hep ağladığımı sanmışım.

Dertlerimi dert sanıp üzülmüşüm.

Yalanmış her şey,

Tek şey gerçekmiş ve ben onu yeni anladım.

Yazmayacağım bunları dedim ama dayanamadım

Kalemim akıyor yaşlarla birlikte,

Bilmiyorum belki de iyi geliyor yazmak.

Yalnız kalınca ya müzik dinliyorum,ya yazıyorum,ya ağlıyorum ya da hepsini birlikte yapıyorum .

   Ama Queen’in dediği gibi “Show must go on”

Benim şovum da hayatım

Bu şovu sürdürmek için kalabalıkların içinde bir maske takıyorum ve onu düşürmekten korkuyorum.

Kalbimi birileri tekmeliyor,üstünde tepiniyor olsa da  toparlanmaya çalışıyorum.

Ölümden korkar oldum.Ama öyle kendim için falan değil.Arkamda bırakacaklarım için korkar oldum.Onların nasıl perişan olduğunu gördüm ve o üzüntüyü onlara yaşatmaktan korkar oldum.Hep erken ölürüm diye düşünürdüm ama şimdi erken ölmenin ne demek olduğunu anladım.

   Yazdıkça arkası geliyor artık yazmak istemiyorum.

 Ama şunu bilin Küçük Kara Balık’ın okyanusu feci halde bulanık.Yalpalıyor,yol bulmaya çalışıyor.Bazen akıntıyla sürüklenip gidiyor.Ama işte bir şekilde yaşamaya çalışıyor.

   Yaşamaya çalışın olur mu? Sevenlerinizle olun hep,olmaya çalışın.İsteklerinizi,düşüncelerinizi,sözcüklerinizi ertelemeyin.Belki onları yapacak,söyleyecek zamanı bulamayabilirsiniz.

 

 

Not: Bayadır yokum buralarda yalnız nette değil evimde de yokum bu yukarıda yazdıklarım yüzünden.Ayrıca bu yazıyı okul dergimiz için yazmıştım.Buraya sadece kopyaladım.Bir daha böyle bir yazı yazacak halim yok çünkü.Kafam da iyi değil ruhum da...

Yorum (1) :: Bağlantı

27/3/2006 - mutlu olmak senin elinde... unutma!!!!

mutluyum bu aralar

gerçi mutluluk nedir ne değildir nasıl bişeydir tarif edilebilir mi bilmiyorum ama..

kendimi iyi hissediyorum diyelim

derslerim iyi gidiyo

dersane netleri dışında yazılılar falan güzel

arkadaşlarla bi sorun yok gerçi sorun olmaz genelde

okul güzel dersaneyi seviyorum

eskiden dersaneye giderken ayaklarım pek de gittiği yerden memnun havası vermezlerdi

uyanmak istemezdim ama bu sene böle değil bu dersane bi garip geldi

seviyorum herhalde ortamı

uyanmak yine istemiyorum ama en azından gidiyorum :p

 

vee en önemlisi

küçücükkenden beri garip bi istek duyduğum

önceki okullarımda istediğim birşey gerçekleşti

bi okul dergisi çıkarmaya başladık

başında da ben varım ve çok mutluyum

insanın istediği bişeyi yapması

hele yaptığında güzel tepkiler alması tebrik edilmesi ne güzel bi duygu

herkesin sizin yazınızı konuşması

dergi hakkında bişeyle demesi,eleştirmesi

katılmak istemesi yazılar getirmesi

süper bi duygu

herkes kızım ne arıyon fende demeye başladı

sen TMciymişsin (türkçe-matematik) de haberimiz yokmuş falan diyolar

mutluyum anlayacağınız ama bi aydır dergi için çalışmaktan başka bişeye fırsatım olmadı

derslerde de dahil

buraya bişiler yazmak da

başta hevesle yanıp tutuşan arkadaşlar sonradan bi iş yapmayınca

bütün işler ben ve bi iki arkadaşımın üstüne kaldı

ama her ay böle olmayacağını umuyorum

öbür ay için şimdiden toplandı bile yazılar

çok ilgi var

sevindirici bişi yani

 

nesee işte bölee

kendimi rapor veriyomuşum gibi hissettim

okul iyi mutluyum falan filan niye ki acaba

içimden yazmak geldi

o son yazıdan sonra şimdiki ruh halimi de yazmak istedim herhalde

 

ama herşey nasıl da geçiyor

nasıl da unutuluyor bazı şeyler

belki unutulmuyor hep kafanızın,kalbinizin bi yerinde var ama

hayata ayak uydurmak daha ağır basıyor

hayat böle

akıp gidiyor

siz anlamasanız da

geçip gidiyor bi şekilde zaman....

 

 

 

Yorum (5) :: Bağlantı

27/3/2006 - bu çocuklar bi alem valla...

 

  "Anne ben senin karnındayken sen su içince ben banyo mu yapıyodum?????? "

 

nasıl güldüm ya

kardeşim sordu bunu geçen gün

acayip güldüm

bu çocuklar bi alem

manyak fikirler,sözler

kesinlikle süperler

yetişkinlere bin basarlar yani

daa neler var

bir sürü garip garip şeyler söylüyo evde

4 yaşında ve ben böle ağzı açık kalıyorum

aklıma geldikçe yazıcam valla sözlerinden... 

 

Yorum (1) :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

Tarcin
gezelim
joone
Banshee
joezombi
TuLuAt
ismail
yansimalar
exca164
mor13
zumruduanka
sbbs
Gkhn36
jojo
elysium
kanaraniyor
yildirayelik
zeze
sorgun
TaLLguY
bengisuyum
CarDinAL
doguscu
zupermen
habibtik
okanurun
mng
1907
metsepman
joecole
dilek16
the
siyah
burak21
buak
lunkfu2
adawap
hera
Turkiyem
reis
vedat1987
4duvar
crazyturk
raciegi
cemilplus
BuLenTCaka1
karacocuk
iddaa
ceyonimo
ilkay1
burakcam
extacyESC
bloglist
miac
kartopum
sessizofke01
lmaster
bahtiyar
hatto
patika
evsizkedilersokagi
serencamm